Son 10 yıldır istikrarlı yükselişini sürdüren altın fiyatlarının seyri 2010 yılında nasıl olacak? Güvenli liman altın, yatırımcısını güldürmeye devam edecek mi? Para otoritelerinin faiz artırım kararları karşısında altın fiyatları ne olur?
KRİZ SÜRECİNDE ALTININ SEYRİ
2007 yılının ikinci yarısında patlak veren krizden bu yana 2 buçuk yıldır dikey yükseliş trendini sürdüren altın fiyatları, Aralık ayı başında 1227 ABD Dolarını görerek tarihi bir seviyeye ulaştı. Bu, 2007 ocak ayında 631 ABD Doları olan altının fiyatını 3 yılda ikiye katladığını gösteriyor. Böylece altın fiyatları 2001 yılından bu yana 9 yıl ard arda artış göstererek olağanüstü bir performans sergiledi. Dokuz yıllık süreçte yıllık ortalama %16 oranında prim yapmış oldu.
TARİHİ YÜKSELİŞİN ARKASINDAKİ NEDENLER?
Altın fiyatları iki makroekonomik gelişme karşısında hızlı yükseliş göstermektedir. Enflasyon oranı yüksekse ve beklentiler artış yönündeyse, bir “hedging” aracı olarak altına talep artar. İkinci olarak, ekonomide bir kriz beklentisi varsa, ülkelerin borçlarını ödeyememesi riski karşısındaki endişeleri nedeniyle yatırımcılar “güvenli liman” altına yönelir. 2007 den beri yaşadığımız süreçte her iki makroekonomik unsurun da etkili olduğunu görüyoruz.
Bu süreçte ABD’nin düşük faiz-zayıf dolar politikası, altına olan talebi güçlendirdi. Krizi yatıştırmak için uygulanan gevşek para ve maliye politikaları enflasyon endişelerini artırdı. Bu altına olan talebi artıran birinci faktör oldu.
İkinci olarak 2008 yılının son çeyreğinde Lehman Brothers’ın iflasının tetiklemesiyle başlayan finansal çöküş sürecinde yatırımcılar mevduatlar dahil finansal varlıklarının güvenliğinden endişeye düşmüşlerdi. Bu ortam içerisinde güvenli liman altın yine cazibe merkezi haline geldi.
YÜKSELİŞTE ÇİN FAKTÖRÜ
Bunun dışında özellikle Çin Merkez Bankası başta olmak üzere gelişmekte olan ülkelerin merkez bankalarının, doların rezerv para niteliğinin zayıfladığına dair algıları nedeniyle dolar rezerlerini artırmak istediklerini açıklamaları ve düşük dolar karşısında çeşitleme amacıyla rezerv sepetlerinde altının ağırlığını artırmaya başlamaları altına talebi artıran ikinci önemli gelişmeydi. Çin merkez bankası son 6 yıl içinde altın rezervlerini 450 ton artırarak 1050 tona çıkardı. 12 Mart 2009′da Çin Başbakanı Wen Jiabao yaptığı açıklamada ABD Dolarının içinde bulunduğu durumdan endişelendiklerini bildirdi. Bundan 10 gün sonra Merkez Bankası Başkanı Xiachuan, ABD Dolarının acilen dünya rezerv para birimi olmaktan çıkarılması gerektiğini açıkladı. Aynı zamanda dünyanın en büyük altın üreticisi olan Çin’in iç piyasada ürettiği altının tamamı içeride satılmaktadır.
Beklentiler Çin’in altın rezervlerini güçlendirmeye devam edeceği yönünde. Çin merkez bankasından geçen Cuma yapılan açıklamada yabancı para rezervi 2.4 trilyon dolara ulaşmış durumda. Çin hem dolar rezervini çeşitlendirmek hem de tam konvertibl renminbiyi güçlendirmek için altın rezervini artırmak isteyecektir.
IMF’İN ALTIN SATIŞINI ETKİSİ
Öte yandan IMF’nin likidite sağlamak amacıyla altın reservinin bir kısmını satacağını açıklamasına rağmen altının ateşi düşmedi. Sonrasında 2010 yılında global ekonominin toparlanmaya başlayacağını gösteren bazı olumlu sinyallerin gelmesi ve ardından yapılan açıklamalar altının yükseliş trendini yataya çevirdi. Şimdilerde 110 dolar civarında dolaşan altın fiyatının tekrar 1000 doların altına inip inmeyeceği tartışılıyor.
ALTIN HALA ÇOK UCUZ!
Altının hala çok ucuz olduğu ve yükseliş trendinin süreceğini, hatta 2000 Doları aşacağını iddia eden uzmanlar da var. Altın fiyatlarının tarihi rekor seviyesi olan 1980′lerdeki düzeyine henüz ulaşmadığı öne süren uzmanlar, satın alma gücü paritesi ile değerlendiğinde altının hala ucuz olduğu görüşünde. Buna göre altının 1980 yılındaki reel değerine yansıtması için 2300 dolara kadar yükselmesi gerekiyor. Petrolün son zamanlardaki artış ile 1980′lerdeki reel değerini yakaladığı aynı sürecin altın için de söz konusu olacağı iddia ediliyor.
MERKEZ BANKALARININ FAİZ KARARLARI
16 Aralıkta ABD Merkez Bankası Para Politikası Kurulu (FOMC) yaptığı açıklamada, faizi 0-0.25 bandında tutmaya devam edeceğini belirtti. Bununla birlikte ekonomideki olumlu sinyallerin devam etmesi halinde 2010 yılının ikinci yarısından itibaren faizleri yükseltmeye başlayacağının işaretlerini de verdi.
18 Aralık’ta Avrupa Merkez Bankası da yaptığı açıklamada temkinli bir şekilde ve riskli alanlardaki gelişmeleri de gözleyerek ülkelerin çıkış stratejilerini iyi ayarlamaları gerektiği; kilit mali kurumlar yeterince güçlenmeden uygulamaya konan erken “çıkış stratejileri”, ekonominin sorunlu alanlarını ters risklere karşı kırılgan hale getirebileceğini ifade etti.
BEKLE GÖR: DAHA GÜÇLÜ SİNYALLER GEREKİYOR
Merkez Bankaları tarafından yapılan bu temkinli-iyimser açıklamaların altın fiyatları üzerindeki etkisi tartışılıyor. Ekonomik daralma sürecinin sonuna gelindiği dile getiriliyor ancak düzelmenin de uzun süreceği yaygın kanaat. 2010 yılında global büyümenin çok güçlü olması beklenmiyor. Geçen ay Dubai’de yaşanan borç krizinin ardından Yunanistan’ın borç batağında olduğunun ortaya çıkması, İspanya’nın da sınırda olduğu, Güney Amerika’da Meksika ekonomisinin iyi gitmediğinin açıklanması gibi haberler sırada hangi ülkelerin olduğu sorusunu gündeme getirdi. Bu gelişmeler otoritelerin uygulamadaki mali ve parasal tedbirleri uygulamadan kaldırması için erken olduğu ve daha güçlü gelişmelerin beklenmesi gerektiği kanaatini güçlendirdi. Mevcut gevşek politikaların uygulamada kalma süresinin uzaması enflasyon beklentilerini güçlendirecek ve “hedging” motifiyle altına yöneliş devam edecektir.
SONUÇ: 2010′DA ALTININ YÖNÜ BELİRSİZLİĞİNİ KORUYOR
Tüm bu gelişmeler bir arada değerlendirildiğinde altının 2010 yılındaki seyrini, reel ekonomiden gelecek sinyaller belirleyecektir. Özellikle krizden çıkışa dair en güçlü işareti verecek olan özel tüketim talebinin seyri burada önem arz ediyor. Bu nedenle perakende satış rakamları yakından izleniyor. Çünkü tüketicinin harcamaya başlaması gelecekten beklentilerin iyimsere döndüğünün bir göstergesi olarak algılanıyor. ABD’de merakla beklenen Noel ayı Aralık perakende satışlarının bir önceki aya göre %0.3 daha az olması henüz bu yönde güçlü bir sinyalin gelmediğini gösteriyor. Altının 2010 yılındaki seyri üzerinde yılın ilk yarısındaki gelişmeler ve bu gelişmeler karşısında para ve maliye politikası otoritelerinin kararları etkili olacak. Belirsizlikler ortadan kalkıncaya dek altının dalgalı bir seyir izleyeceği söylenebilir.
